Mayıs17

Doğrudan pazarlama, doğru hedef kitleye ve doğru kanala; güven, sadakat, akıllı tercih gibi temalarla iletişim yaparak sihirli sonuçlar vermektedir.
Doğrudan pazarlama, doğru hedef kitleye ve doğru kanala; güven, sadakat, akıllı tercih gibi temalarla iletişim yaparak sihirli sonuçlar vermektedir.
2008 yılında markalar, doğrudan pazarlama için 1 milyar dolar harcadılar. FEDMA (Federation of European and Interactive Marketing) verilerine göre, doğrudan pazarlama 1999-2001 yıllarındaki resesyon döneminde, Avrupa’da %11 oranında artış göstermiştir. Türkiye’de buna yönelik bir araştırma olmasa da doğrudan pazarlama sektöründe yaşanan hareketliliği hissediyoruz. Bundaki en önemli pay, sanırım doğrudan pazarlamanın tanımlı hedef kitleye yönelik, harekete geçirici bir teklif içermesi ve ölçümleme özelliğidir.
Otomotiv, finans, telekom, perakende gibi müşteri bilgilerinin takip edildiği sektörlerde, pasifleşen müşterilerinizin aktifleşmesi kampanyaları, otomotiv sektöründe bayiye test sürüş davetleri, fast moving consumer goods (dayanıksız tüketim malları) sektöründe tadım/denettirme aktiviteleri, tüm sektörler için geçerli olan markalar arası işbirlikleri ve ortak promosyon çalışmaları, en çok uygulanan çalışmalar olmaktadır.
Pasifleşen müşteriler için yapılan uygulamalar
Müşteri pasifleşmesi, şirketle alışveriş ilişkisi düzenli olan ve sürekli tüketim etkinliğinde bulunanmüşterilerin, zaman içinde alışveriş davranışının azalması ve/veya tamamen kaybolmasıdır.
Yeni müşteri kazanımının önemi yadsınamaz. Fakat yeni müşteri kazanımının, mevcut müşterileri elde tutmaktan 3-7 kat daha maliyetli olduğu global istatistiklerde ortaya konduğundan pasifleşen müşteriyi geri döndürmek, şirket karlılıklarını olumlu etkileyecektir.
Bu müşterileri geri kazanmak için öncelikle pasifleşen müşteriler tanımlanır. Diyelim ki iki temel pasifleşen grubumuz vardır.
1. Bir kez gelip alışveriş yapmış ve bir daha gelmemiş olanlar
2. Yoğun alışveriş yapıp, belirli bir sıklıkla mağazaya gelirken son 6 aydır belirli bir düşüş gösterenler.
Pasifleşmiş veya pasifleşme ihtimali yüksek olan müşteriler ile iletişime geçilerek;
» dikkatlerini çekmek
» markayı hatırlatmak
» kriz ortamında güven telkin etmek
» mağazalara yönlendirmek
» alışverişe teşvik etmek amaçlarına uygun olarak pazarlama planı hazırlanır.
Pasifleşen müşterilere ürün önerisinde bulunarak ve bu ürünlerde özel indirim teklifi vererek onları mağazaya davet edip alışverişe teşvik etmek amaçlanır. İlgili kanallar kullanılarak kampanya gerçekleştirilir. Satışlar takip edilir.
Pasifleşen müşterilerin kendilerinin önemli olduklarını hissetmeleri için, sadece onlara özel hizmetler sunularak, daha çok müşteri deneyimi yaşatmak amaçlanır. İlgili kanallar kullanılarak kampanya gerçekleştirilir. Satışlar takip edilir.
Sonuç olarak, hepimiz için önemli olan pazarlamanın bir harcama değil, yatırım olduğuna inanılmasıdır. Özellikle iletişim kanallarının 360 derece olduğunun unutulmaması ve reklamla eksik kalan iletişimin doğrudan pazarlama, sponsorluk, PR çalışmaları ile kesintiye uğramadan devam etmesi gerektiğine inanıyorum.